Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi

II.Mahmud zamanında, İstanbul'da mevcut iki hastanenin birbirinden uzak olması ve hastane olarak inşa edilmemiş bu mekânların, gelişen Ermeni cemaatinin ihtiyaçlarını karşılayamaması, İstanbul'da artan varlıklı Ermeni nüfusun kaliteli sağlık hizmeti talebi sonucu yeni bir hastane yapımı kararı alınmasına neden olur.


Hastane için en uygun yerin Yedikule olduğunda birleşilir ve sonuçta Kazlıçeşme ile Yedikule arasındaki Leblebicioğlu Bostanı seçilir. Hastane 31 Mayıs 1834 günü, Hampartsum Yortusu'nda görkemli bir törenle açılır.
Bir süre sonra tedavi boyunca hastalara manevi destek olmak, gece doğanları vaftiz etmek, ölmek üzere olanlar ile ölenlere dini yardım, dini âyin yapabilmek amacıyla hastanede küçük ahşap bir kilise "Surp Hagop Maduru" inşa edilir.
Hem tıbbi hem de ruhani işlevleri olan Surp Pırgiç Hastanesi aynı zamanda "Vank/Manastır" olarak da adlandırılır. II. Mahmud'dan alınan bir fermanla hastanedeki kiliseye papazlar atanması ve ruhani faaliyetlere karışılmaması sağlanır.
1848 yılında hastanede bir eczane açılır. Hastane bünyesinde zaman içinde ruhban okulu, hemşirelik okulu, yetimhane ve mesleki eğitime yönelik çeşitli atölyeler de kurulur ama çoğu zaman yaşanan maddi sorunlardan derinden etkilenir ve kapanırlar.
Tarihi boyunca cemaatin beklentilerine cevap vermeye çalışan ve çok amaçlı sosyal bir kurum olma niteliğini koruyan hastanede, kurulduğu tarihten beri var olan huzurevi günümüzde de yaşlı ve düşkünleri barındırmaktadır. Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi tarihi binasında modern araç gereçlerle donatılmış; iç hastalıkları, göğüs hastalıkları, cerrahi, ortopedi, üroloji, göz, kulak-burun-boğaz, kadın hastalıkları, çocuk hastalıkları, cildiye, nöroloji, psikiyatri braşlarında hasta kabul etmektedir. Polikliniği vardır. 280 yataklı hastane, 1934'ten bu yana cemaat üyeleri tarafından seçilen yönetim kurullarıyla idare edilmektedir.