Merkez Efendi Türbesi

Avlunun içerisinde türbe duvarına iliştirilmiş mermer bir levha var. Büyük harflerle, Latin alfabesiyle ve Türkçe olarak şöyle yazılmış: “Kanuni Sultan Süleyman ile harbe girmiş gazilerden ve zamanın en ileri hekimlerinden Musa Muslihiddin Merkez Efendi, Halvetî tarikatının Sünbülî kolunu kuran din ve tasavvuf âlimlerinin emsalsizlerinden Koca Mustafa Paşa Tekkesi Şeyhi Sünbül Sinan Efendinin Halifesi, büyük mürşidin vefatı ile yerine şeyh olmuştur.


868-959 Hicri, Rebiül Ahir, 17 Perşembe.” Kare planlı olan türbede, Merkez Efendi aile fertlerinin yanı sıra tekkede postnişinlik yapmış olan bir kaç şeyhin sandukası daha var.
Merkez Efendi’nin vefatından sonra kabrinin üzerine, yine Şah Sultan tarafından yaptırıldığı sanılan türbenin ilk yapıldığı zamanki halinde kalamadığı, II. Mahmut döneminde duvar hizaları aynen korunarak yeniden yapıldığı biliniyor.
Burası İstanbul’un en fazla ziyaretçisi olan türbelerinden biridir. Özellikle kandil ecelerinde ve Ramazan ayında, yoğun bir alakaya şahit olunur. Türbe kapısından çıkıp sağa döndüğümüzde köşe duvarına yerleştirilmiş tepesinde Sünbüli tarikatının simgesi “Sünbülî Tacı”nın oturtulduğu küçük bir kuzu çeşmesi göze çarpar. Barok üslupla yapılmış ve hala kullanımda olan çeşmenin özgün lülesi bulunmakla beraber suyu için harici bir kaynaktan hat çekilip musluk döşenmiş.